Zamanın ve Vicdanın Sınavı: Gazze
İnsanlık tarihi, coğrafyaların birer harita çizgisinden ibaret olmadığını, her bir toprağın aynı zamanda birer vicdan testi olduğunu pek çok kez kaydetmiştir. Bugün bu testin en ağır, en acı ve en sessiz kalındığı yer hiç şüphesiz Gazze'dir. Gazze, yalnızca bir krizin veya anlık çatışmaların adı değildir; insanlığın ortak vicdanının sükût ettiği, kelimelerin kifayetsiz kaldığı derin bir insanlık dramıdır.
Kilometrekare başına düşen insan sayısının ve buna karşılık eksilmeyen direnişin en yüksek olduğu yerlerden biridir Gazze. Yıkılan binaların enkazı altında sadece beton parçaları değil, geleceğe dair hayaller, çocuk gülüşleri ve unutturulmaya çalışılan insani değerler yatar. Sokaklarında yürümek, zamanın durduğu ve her köşede bir hayatın, bir hatıranın gömülü olduğu bir hüznü paylaşmaktır. Oradaki insanlar, en temel insani haklardan mahrum bırakılmış, dünyaya seslerini duyurabilmek için her gün yeni bir yaşam mücadelesi vermek zorunda kalmışlardır.
Ancak Gazze, aynı zamanda sabrın, metanetin ve insan iradesinin ne denli güçlü olabileceğinin de bir aynasıdır. Dünyanın gözleri önünde yaşanan zulme rağmen oradaki insanların hayata tutunma çabası, dünyaya verilmiş en sessiz ama en gürültülü derstir. Bir anne feryadında, oyun oynamaya çalışan bir çocuğun gözlerindeki ışıltıda, yıkık duvarlar arasında okulunu aramaya devam eden gençlerin kararlılığında insanlığın onuru yeniden yazılmaktadır.
Gazze üzerine düşünmek, sadece uzak bir coğrafyadaki acıyı izlemek demek olmamalıdır. Bu durum, "insan" olmanın, başkasının acısını kendi yüreğinde hissedebilmenin ve adaleti savunabilmenin evrensel sorumluluğunu hatırlatır. Tarih, bu dönemi yazarken sadece zalimleri değil, sessiz kalanları, izlemekle yetinenleri ve duyarsızlaşanları da büyük bir utançla kaydedecektir.
Umut odur ki, Gazze'nin üzerine çöken bu karanlık bulutlar bir gün yerini adalete, huzura ve barışa bırakacak; o daracık sokaklar yeniden çocukların neşeyle koşturduğu, dünyanın en güzel maviliğine bakan özgür günlere kavuşacaktır. O gün gelene kadar Gazze, insanlığın vicdanında kanayan bir yara ve unutulmaması gereken bir sorumluluk olarak kalmaya devam edecektir.
Yorumlar